Düşünen her beyni binlerce yıldır işgal eden en yaman sorudur, Ben Kimim? Ben de saat takmaya başladığım günden beri bu soruyu kendime soruyorum, Ben Kimim? Hala net bir cevabım yok.

Ama Attila İLHAN’ın da dediği gibi bir yerden başlamak lazım. O halde bu dünyadaki yaşantımı anlamlı ve güzel kılan yerden başlayayım. Diğer yarım Selda’nın kocası, Şeyda İrem ve Türkalp Utku’nun babasıyım.

1969 yılının 22 Şubat günü saat 09.00 civarında Konya’da doğmuşum. Eğitimleri ilkokulla sınırlı ama görgüleri sınırsız, şefkat abideleri babam Süleyman Bey ve anneciğim Aysel Hanım’ın dengeli sevgi, dozunda ilgileri ile son derece mutlu bir çocukluk yaşadım. Rahmetle anıyorum Onları.

Beyaz yakalı siyah önlüklerin giyildiği, düşen ekmeğin hemen yerden alınıp 3 kere öpülüp yenildiği, okul çeşmesine ağız dayanıp kana kana su içilen yıllar. Uzuneşek oynadım, misket yuvarladım, topaç çevirdim, at arabalarının arkasına takıldım, zil çalıp kaçtım. Doya doya bir çocukluk yaşadım. Sarı saçlı, zıpır bir çocuktum. Yaptığım diğer haylazlıklar bende saklı kalsın.

Sekiz-dokuz yaşlarında iken Konya’da, ne zaman 2. Ordu K.lğı Karargâh Binası önünden geçsem nöbet tutan Mehmetçikleri görür, çelik başlıklarına vurgun vurgun bakarken ne olduğunu bilmeden “Ben Karacı olacağım” derdim. 1986 yılında Şanlı Yuva Harbiye’nin nizamiyesinde, babam gözleri yaşlı ama gururla beni Ankara’da bırakıp giderken karacı oluverdim. Üzerime büyük gelen kamuflajlı elbisenin içinde bir anda 10 yıl olgunlaştım.

Ast oldum, üst oldum, öğrenciydim öğretmen oldum, yüksekten korkarken paraşütçü oldum. Şemdinli’de bal yedim, Kıbrıs’ta şeftali kebabı. Diyarbakır’da terledim, Erzurum’da üşüdüm. 3 başka ülke, 5 şehir, 6 ilçede görev yaptım. Ülkemi ve insanlarımı çok sevdim. Güldüm, ağladım, eğlendim, zorlandım, zorladım ama hep öğrendim. 28 yıl büyük bir onur ile giydiğim Şanlı Üniformamı 2014 yılında kendi isteğim ile çıkardım.

Talihin garip bir o kadar da hoş cilvesi özel sektör şapkasını da aynı gün taktım. Satış, pazarlama, insan kaynakları, halkla ilişkiler derken yeni yetkinlikler, yeni heyecanlar, yeni süreçler başladı. Alaylı olmak yerine okullu olmak için Kocatepe Üniversitesinde 48 yaşında MBA yaptım, Sola Unitas Academy’de Koçluk Eğitimi aldım.

Şimdi yöneticilere, takımlara, girişimcilere, performans, satış, kariyer, takım ve yönetici koçluğu yapıyorum. Aynı zamanda liderlik eğitimleri veriyorum.

Karnıyarık severim ama ne bulursam yerim.

Koç burcu olduğumu zannederler, Balık burcuyum.

Spor yapmayı severim. Futboldan hoşlanmam.

Erken yatar, erken kalkarım. Kelebek gibi uçar arı gibi sokarım.

Ne olacak bu memleketin hali sohbetlerinde korku ve karamsarlığa düşsem de her gecenin bir sabahı olduğunu bilir, Allah Kerim’dir derim. Çok küçük yaşta öğrendiğim, 1’in 0’dan büyük olduğu olgusunu aklımdan hiç çıkarmam. Mümbit Anadolu toprağının şefkat ve bereketi, üzerinde yaşayan insanların engin gönlü beni en zor zamanlarda bile umutlandırır.

En emin yerin korku ile ümit arasında olduğu gerçeğini sık sık kendime hatırlatırım.

Demografik yaşım 50, biyolojik yaşım 43, hissettiğim yaş 23.

Tüm yaşantım 20’li yaşlarda gençlerle geçtiğinden midir bilmiyorum gençlerle vakit geçirmeyi sever, Onları önemser ve bayıltıncaya kadar öğüt veririm.

Bu yetmemiş olacak ki benden bu beyin tokatlama seanslarını daha formal halde yapmamı istediler.

Hem Onları kırmamak hem de kendimle sohbet etmek için, işte buradayım.